Başbakan Yardımcısı Atalay Hakkari'de

Başbakan Yardımcısı Atalay, "Çözüm süreci bütün bölgelerimize bahar havası getirdi. İnsanlar her yere daha rahat gidiyor, yaylalara çıkıyor ben Hakkari'de de bu baharı gördüm" dedi.

Bulvar Caddesi'ndeki esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Atalay, daha sonra AK Parti Hakkari İl Başkanlığını ziyaret etti.

Partililer ve Hakkarililer tarafından kendisine gösterilen sıcak ilgiden dolayı teşekkür eden Atalay, AK Parti olarak Türkiye'nin her yerinde varlık gösterdiklerini, her yerde Hakkari'deki gibi bir evlerinin olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı seçimine çok az zaman kaldığını ve pazar akşamı bütün teşkilat binalarında kutlamaların yapılacağına inandığını bildiren Atalay, bu nedenle kalan sürenin çok iyi değerlendirilmesini, evlerin tek tek ziyaret edilerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a destek istenmesi gerektiğini ifade etti.

Atalay, hükümeti ilk kurduklarında bölgede işkence, hukuk dışı yönetim ve faili meçhuller anlamına gelen OHAL'in olduğunu ama artık bu uygulamaların ortadan kaldırıldığını anımsatarak, şunları kaydetti:

"Biz Türkiye'nin her yerini normalleştirmek için çaba gösteriyoruz. Çözüm süreci sorunları daha köklü çözmek için yeni bir süreç. Yakın zamanda meclisten yasasını çıkardık artık daha somut ilerleyeceğiz. Çözüm süreci bütün bölgelerimize bahar havası getirdi. İnsanlar her yere daha rahat gidiyor, yaylalara çıkıyor, bir bahar yaşanıyor ve ben Hakkari'de de bu baharı gördüm. Bunun kalıcı olmasını istiyoruz. Bölgedeki olayları yakından izliyoruz. Çözüm süreci devam ederken örgüt kesiminden yanlış tutumlar var. Gençlerin vatandaşlar üzerinde baskıları var. Bunlar onlara bir şey kazandırmaz. Aksine baskı vatandaşın onlara nefretini arttırır.

Çözüm süreci devam ederken hukuksuz davranışları kimse savunmasın, kimse bu yollara başvurmasın.  Hiçbir şeyden çekinmeyin, çalışmalarınızı yürütün. Korkuyla bir şey olmaz. Biz haklı bir davanın temsilcileriyiz. Bu caddelerde insanlarla kucaklaşmak herkesle buluşmak lazım. Recep Tayyip Erdoğan liderimiz, İnşallah liderimizi devletin tepesine yollayacağız."

Başbakan Erdoğan'ın seçilmesinin ardından partinin geleceğiyle ilgili kimsenin bir kuşkusunun olmaması gerektiğini, partinin bir ekip hareketi olduğunu anlatan Atalay, seçimin ardından yapılacak istişarelerle yeni genel başkanı, yeni başbakanı belirleyeceklerini ve yeni hükümeti kurarak yollarına devam edeceklerini dile getirdi.

Atalay, partilerinde "sen ben" çekişmesinin asla olmayacağını, herkesin "biz" dediğini ve herkes için partinin geleceğinin hayatlarından daha önemli olduğunu bildirerek, "Hareketi yürütenler hepimiz birbirimiz için feda oluruz. Hepimizin tek isteği partimizin güçlü şekilde yoluna devam etmesidir. Başbakanımız seçildikten sonra partimizde en küçük zayıflama olmaz. Türkiye'nin en yetişmiş devlet adamları, siyaset adamları bizim partimizin içinde. Bu işleri yürütecek yetişmiş çok arkadaşımız var" ifadelerini kullandı.

"Demirtaş'ın, daha bir Türkiyeli olarak siyaset yapmasını önemli buluyorum"

Hakkari'de bulunan Başbakan Yardımcısı Atalay, valilik tarafından kent merkezindeki bir otelde sivil toplum örgütü temsilcileri ve kanaat önderleri için verilen yemeğe katıldı.

Atalay, burada yaptığı konuşmada, Hakkari'nin çok eski tarihi olduğuna, geçmişte çok önemli ilim ekollerinin yetiştiği kentin tarihini insanların iyi okuması gerektiğine dikkati çekerek, şu anda bir seçim ortamı bulunduğunu ve vatandaşların ilk kez cumhurbaşkanını sandıkta seçecek olmasının heyecanını yaşadıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı seçimlerinin daha önce Türkiye'de sürekli problemli geçtiğini, bu sıkıntılar nedeniyle cumhurbaşkanını millete seçtirmeye karar verdiklerini anımsatan Atalay, bunun ülke için büyük bir kazanım olduğunu, adayların özgür bir ortamda kendilerini tanıtarak çalışma yaptığını ifade etti.

Atalay, cumhurbaşkanı adaylarından biri olan Selahattin Demirtaş'ın Hakkari milletvekili olduğunu ancak Türkiye'nin her yerinde seçim çalışması yaptığını, bunun bile Türkiye'de demokrasinin aldığı mesafeyi ortaya koyduğunu bildirerek, şunları kaydetti:

"Şu anda Demirtaş'ın, daha bir Türkiyeli olarak siyaset yapmasını önemli buluyorum. Bunlar çözüm sürecinin getirdiği yeni atmosferin kazanımlarıdır. Kendi bölgesinin sorunlarını dile getirecektir ama Türkiye'nin genel gündemi içinde dile getirilmesi daha önemli, anlamlıdır. İhsanoğlu ise eski Türkiye temsilcilerinin ve özlemcilerinin adayıdır. Statükonun adayıdır. 10 civarında küçük küçük partiler ve parti olmayan paralel yapı gibi oluşumlar İhsanoğlu'na destek veriyor. Bu görüntü bile MHP ve CHP'nin farklı olmadığını ikisinin de eski Türkiye'nin ve statükonun temsilcisi olduğunu gösteriyor. İhsanoğlu böyle bir konumda çalışma yürütüyor. Kamuoyu yoklamaları sonucu ortaya koyuyor. Bizim adayımızla ilgili çok şey söylemeye gerek yok. Büyük demokrasi sınavı vererek bugünlere gelen partimizin adayıdır. 12 yıldır Türkiye Cumhuriyeti devletinin başbakanlığını yapıyor. Parti grubu olarak, teşkilatlar olarak genel başkanımızın artık devletin başına gitmesini uygun gördük. Seçimi ciddiye alıyor ve her yerde çalışmalar yapıyoruz. Hakkarililerden de başkanımıza oy istiyorum."

Başbakan Erdoğan'ın her zaman mazlumdan, haklıdan ve zor durumda olan insanlardan yana olduğunu, bunun dünyada ve bölgede çok iyi bilindiğini aktaran Atalay, Recep Tayyip Erdoğan'ın bölge üzerinde hakkının olduğunu, bu nedenle Hakkari halkından yüksek oranda oy istediklerini söyledi.

"Devlete benim de güvenim yoktu"

Atalay, Türkiye'de yaşayan nüfusun farklı kimlikler taşıdığına, vatandaşlar içinde farklı inançtan, kültürden, etnik gruptan insanlar olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Biz bir imparatorluğun mirasçılarıyız. İmparatorluk bütün farklılıkları bir arada yaşatan devlet demektir. Ama Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş dönemini başarılı yürüttüğümüz söylenemez. Kimi farklılıkları görmezden gelmiş, zaman zaman farklı nedenlerle vatandaşlarıyla sorunlar yaşamıştır. Devlet vatandaşına zulüm yapmış ve bu uzun sürmüştür. Bazen dindar kesimlere, bazen Kürtlere, değişik kesimlere adeta haksızlık yapmış, sonunda onların güvenini kaybetmiştir. Devlete benim de güvenim yoktu. Çünkü adaletli yönetim yoktu. Biz kaldırana kadar bölgede OHAL vardı. İlk icraatımız bunu kaldırmak oldu. Burada o eski haksızlıkların hepsini telafi etmeye çalıştık. Vatandaşların devlete güvenlerini kazandırmak için çalıştık."

Bütün sorunların ortadan kaldırılmasını amaçlayan, normalleşen bir Türkiye mücadelesi verdiklerini, bu mücadeleyi verirken birçok zorlukla karşılaştıklarını vurgulayan Atalay, iktidarda oldukları dönemde partilerinin kapatılmaya çalışıldığını ancak başbakanlarıyla milletin iradesini kimseye ezdirmediklerini bildirdi.

"Ülkenin birliğinin, bütünlüğünün garantisiyiz. Ülkeyi bütünleştirecek çalışmalar yürütüyoruz" diyen Atalay, diyalogla, konuşarak, tartışarak iyi bir mesafe elde ettiklerini, çözüm sürecinin amacının da insanların eve dönüşünü, hayata, siyasete dönüşünü sağlamak olduğunu belirtti.

"Diyalog süreci devam ediyor"

Atalay, çözüm süreciyle birlikte karşılıklı güvenin oluştuğunu, bu konuda kararlılıklarının tam olduğunu ve hiçbir mazeret kabul etmediklerini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ramazan ayının ilk yarısında yeni yasa çıkardık. Devlet ilk kez bu kadar ileri ve kararlı tutum sergiledi. Meclisten yüzde 80 oyla yasa çıktı. İlk kez ana muhalefet partisi böyle hayırlı çalışmada destek verdi. MHP bir tek dışarıda kaldı. Meclis yasayı yüzde 80 oyla, iktidar, ana muhalefet ve HDP desteğiyle çıkardı. Yasanın zemininde, şemsiyenin altında yol haritası hazırlıyoruz. Bütün hassasiyetleri değerlendiriyoruz ve yol haritası somut, açık ve net olacak. Kimin neyi yapacağı, zamanı belli olacak. Hazırlıkları yaptıktan sonra karşılıklı görüşerek son şekli verilecek ve kamuoyuna açıklanacak. Burada diyaloglar iyi yürüyor. İmralı ile bizim teşkilatımızın görüşmeleri, HDP milletvekillerinin ziyaretleri devam ediyor. HDP milletvekilleri Kandille, başka yerlerle görüşüyorlar, biz siyaset kesimiyle benim başkanlığımda üçlü heyet olarak bir araya geliyor ve bunları değerlendiriyoruz. Bu diyaloglar yürürken alanda istemediğimiz bazı gelişmeler oluyor.

Biz çözüm süreci konusunda herkesten hassasiyet bekliyoruz. Örgüt kesiminde, örgütü temsil etmiyor ayrı bir şey, ama militan gençler vatandaşlara baskı yapıyor, haraç istiyor, oy kullanma konusunda baskı yapıyor. Bunlar yanlış, bir şey kazandırmaz ve çözüm sürecine zorluklar getirir. Bunlar olurken jandarma, polis müdahale eder. 'Çözüm süreci var müdahale etmeyin' asla demiyoruz. Hiçbir gerekçesi olamaz bu olayların. Türkiye'nin neresinde müdahale ediliyorsa burada da müdahale edilir. Kimse vatandaşı tehdit edemez, haraç alamaz. Bunu yapanlar kendilerini sorgulasın. Bunlar çözüm sürecini zedeler. Hükümet olarak ne devlete yanlış yaptırırız, ne vatandaşa yanlış yapanlara izin veririz. Devletten çok devletçi olarak, örgütten çok örgütçü olarak çözüm sürecini yürütemezsiniz. Nerede yanlış varsa bunu söyleyeceğiz. Başka türlü sorunları çözemeyiz. Bunu HDP milletvekilli arkadaşlarla görüşürken de söylüyoruz."

Bölge insanının çözüm sürecine büyük destek verdiğini ancak Türkiye'nin her yerine şehit cenazeleri gittiği için zaman zaman eleştiriler aldıklarını hatırlatan Atalay, zaman geçtikçe insanların tamamının çözüm sürecine destek verdiğini ve yürümesini istediğini, tekrar şiddete dönülmesine izin verilmemesi için herkesin süreci sahiplenmesi gerektiğini söyledi.

Atalay, yatırımcıların güvenlik konusundaki endişelerinin giderilmesi durumunda, ham kalan, bakir olan ve güzel iklime sahip olan bölgenin en fazla yatırım alan bölgelerden biri haline geleceğine işaret ederek, böylece ilerleyen dönemlerde dağdan inen insanlara buralarda güzel istihdam alanlarının açılacağını, vatandaşların huzurlu ve bütün özgürlükleriyle daha güzel hayat yaşayacaklarını sözlerine ekledi. HAKKARİ(AA) - 08.08.2014